İş Yerlerinde Deprem Tatbikatlarının Önemi ve Uygulama Yöntemleri

İş Yerlerinde Deprem Tatbikatlarının Önemi

Uzmanlar, iş yerlerinde düzenli olarak gerçekleştirilen deprem tatbikatlarının, çalışanların güvenliğini sağlama ve olası tehlikeleri önceden tespit etme konusundaki kritik rolünü vurgulamaktadır. Bu tatbikatlar, tespit edilen eksiklikler üzerinden yapılan değerlendirmeler sayesinde sürekli iyileştirmeler yapılmasını mümkün kılmaktadır.

İSG Uzmanı Dr. Tuğçe Oral, deprem anında yaşanabilecek panik ve kaosun önlenmesi için tatbikatların hayati öneme sahip olduğunu belirtmekte ve “Herkesin acil durumlarda kullanmak üzere mutlaka bir deprem çantası hazırda bulundurması gerekmektedir.” ifadesini kullanmaktadır.

Deprem Tatbikatlarının Yasal Zorunluluğu

Dr. Oral, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik” ile tüm işyerlerinde acil durumlara hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda, “İSG açısından tanımlanan tüm acil durumlar için hem haberli hem de habersiz olmak üzere yılda en az iki kez tatbikat yapılması gerekmektedir. Düzenli tatbikatlar, doğru davranış ve hareketlerin pratiğe dökülmesi açısından son derece önemlidir. Sıklıkla yapılan tatbikatlar, çalışanların kriz yönetimi becerilerini geliştirmekte ve her seferinde tespit edilen eksiklikler üzerinden iyileştirmeler yapma fırsatı sunmaktadır. Bu düzenli tatbikatlar, acil durumların olumsuz sonuçlarını minimize etmeye yardımcı olmaktadır.” dedi.

Panik ve Kaosu Önlemek İçin Tatbikatların Önemi

Deprem anında yaşanabilecek panik ve kaosun önlenmesi için tatbikatların önemine dikkat çeken Oral, “İkaz ve uyarı işaretlerine karşı kazanılan aşinalık sayesinde, çalışanlar panik yapmadan nasıl hareket edeceklerini öğreniyor. Böylece, kriz anında sorumlu kişilere hızlıca bilgi aktarabiliyor ve olayların kontrol altına alınmasına yardımcı oluyorlar.” şeklinde konuştu.

İş yerlerinde deprem tatbikatlarının yasal bir zorunluluk olarak gerçekleştirilmesinin önemini de vurgulayan Dr. Tuğçe Oral, “Yaşanan olayların bize öğrettiği, önemli olanın tatbikatların sıklığını yönetmeliklerden bağımsız olarak düzenli bir alışkanlık haline getirmektir.” dedi.

‘Çök-Kapan-Tutun’ Eylemlerinin Önemi

Tatbikatların planlanması aşamasında, iş yerinin saha izlem ve gözlemleri sonucunda acil durum senaryolarının belirlenmesi gerekir. Tatbikat günü, saati ve kullanılacak uyarı sistemlerinin tüm çalışanlara duyurulmasının da oldukça önemli olduğunu belirten Oral, “Yapılan deprem tatbikatında, ‘çök-kapan-tutun’ eylemlerinin herkes tarafından doğru uygulanıp uygulanmadığı gözlemlenerek notlar alınmalıdır. Yangın tatbikatında ise, çalışanlar arasından seçilen ve eğitilen acil durum ekibinin müdahale süreci ile diğer çalışanların acil çıkış yollarını kullanma performansı değerlendirilerek bir rapor hazırlanmalıdır. Elde edilen sonuçlara göre, çalışanlara tekrar bilgiler aktarılmalı ve tatbikat yeniden uygulanmalıdır.” ifadesinde bulundu.

Çalışanların Temel İSG Eğitimi Alması Zorunlu

Çalışanların, işe başladıkları anda zorunlu olarak “Temel İSG Eğitimi” alması gerektiğini belirten Dr. Tuğçe Oral, “Bu eğitimde, acil durumlar ve ilk yardım konularında temel bilgiler teorik olarak aktarılmaktadır. Ayrıca, işyerindeki acil durum ekiplerinin iletişim bilgileri ve sertifikalı ilk yardım personeli bilgileri de paylaşılmaktadır. Bu bilgiler, işyeri içerisinde hangi ilan ve duyuru panolarında yer aldığını da içerir. Böylece, çalışanlara teorik anlamda farkındalık kazandırılmış olur.” diye ekledi.

Deprem Çantası Hazırlamanın Önemi

“Deprem, hepimizin bildiği üzere kontrolümüz dışında meydana gelen acil bir afettir. Bu nedenle, işyerinde yapılan tatbikatlar ile doğru hareket ve davranış farkındalığı sağlanmaktadır. Olası olumsuz durumlarda güvenli bir alanda kalabilmek için ihtiyaçlarımızın karşılanması büyük önem taşır.” diyen Dr. Oral, “Herkesin acil durumlarda kullanmak üzere mutlaka bir deprem çantası hazırlaması gerekmektedir.” şeklinde vurguladı.

Deprem Sonrası Güvenli Alanlar

Deprem sonrasında, tüm çalışanların güvenli alan olarak belirlenen toplanma alanında yoklama listesi ile takip edilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Tuğçe Oral, “Öncelikle, toplanan kişiler arasında sağlık durum tespiti yapılmalı ve ardından ilgili birimlerle iletişime geçilmelidir. Yaşanan deprem öncü bir deprem olabilir; ancak, ikincil olan S dalgasının yıkıcı etkisi nedeniyle mutlaka bir süre güvenli alanda beklenilmelidir. Terk edilen yapı veya binada fiziki durum tam olarak kontrol edilmeden kesinlikle hemen içeri giriş yapılmamalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir